Cuma, Eylül 10, 2010
Reklam
NFLTR.com - Türkiye'de Amerikan Futbolunun Adresi

Bir Başka Maç Yazısı PDF Yazdır e-Posta
Evre Baltalı tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 03 Mart 2010 23:25

Geçtiğimiz hafta sonu Üniversiteler Ligi 2010 sezonu açılış maçları oynandı. Maçların sadece bir tanesinde iki tarafta sayı atabildi. İşte bu yazı O maçın yazısı yani  Anadolu - Selçuk maçının. Bendeki de şans işte tam da o maçta sahada bulunma şansına sahiptim hem de birden çok sıfatla...

Sahada birden çok sıfatla nasıl bulunur ki insan, bakalım... Tabiî ki football sever olarak. Selçuk Üniversitesi Amerikan futbolu takımının kurucu kaptanı olarak ve aynı zamanda danışmanı olarak. Gazi Warriors scout’ı olarak. NFLTR yazarı ve fotoğrafçısı olarak.  Ve son olarak da Eskişehir’de yaşamamdan dolayı ev sahibi olarak.

Selçuk - AnadoluHafta sonu Konya’dan eski takım arkadaşlarıma yaptırdığım küçük bir Eskişehir turu ile başladı. Önce takımla ilgili biraz bilgi aldım, sonrada bolca da eski günleri andık. Cumartesi günü işten çıkıp sahaya ulaştığımda maç başlamak üzereydi. Bir gün önceki yağmurdan dolayı çamur çim karışık bir hal almıştı saha. Ağır zeminde karşılıklı koşu denemeleri ve turnoverlarla başladı maç ve ilk sayı rakip redzone’da sahip oldukları topu endzone’a yuvarlayan Anadolu Üniversitesi’nden geldi 6-0. Bu noktada ilk görevim olan basın işleri vardı. Bir an önce fotoğraf işlerini bitirip takımın başına dönmek istediğim için bolca fotoğraf çektim.

Anadolu Üniversitesi hücumda sayıyı bulmalarının ardından, defansta 8 kişi koşuyu durdurmaya odaklandılar. Zemin  oyun ilerledikçe iyice ağırlaşmaya başladı. Bunun üzerine Selçuk hücumu pas oyunlarına ağırlık vermeye başladı. İlk yarının ortalarına doğru hücumda pas ve koşu oyunlarını dengeleyen Selçuk, Anadolu savunmasını zorlamaya başladılar. Anadolu DB’leri pas oyunlarında Selçuk WR’larını Cover 2 ile durdurmaya çalışınca  sahanın ortasında büyük bir boşluk oluştu ve bu boşluk kapanmadan Selçuk Üniversitesi 2  tane TE pası ile skoru 6 - 14 e getirdi. İlk yarının sonunda sayı için iyice yüklenen Rangers son hücumlarını sayıya çevirip devreye 14 - 14 eşitlikle girdiler.

İlk yarıda savunmalardan çok hücumlar etkiliydi. Anadolu Üniversitesi’nde RB 26, yanılmıyorsam Göksel Türe, Selçuk Üniversitesi’nde ise QB 10, Ali Yüzbaşıgil takımlarının öne çıkan isimleriydi.

İkinci yarıya return ile Selçuk başladı. Maçın başında devre arasında konuşulan oyunları arka arkaya gerçekleştiren Selçuk sayıyı buldu ve 14 – 20’lik skora ulaştı. Bu noktada Anadolu Üniveritesi ilk yarı başarı ile gerçekleştirdiği toss ve sweep dış koşulara yüklenip tekrar maçı dengeye getirmek istese de ilk yarının ardından gerekli düzenlemeleri yapan Selçuk savunması önce koşuları içeri çevirip sonrada durdurarak sayıya izin vermedi. Karşılıklı koşu oyunlarıyla 3. çeyrek hızlı bir şekilde tamamlandı. Son çeyrekte ağırlaşan saha şartları ve daralan zaman Anadolu hücumunu pasa zorlarken, Selçuk savunması önce cover 2 daha sonra cover 4  a dönüp Anadolu Üniversitesi’nin büyük oyununa izin vermeyince maç 20 -14 Kartalların lehine sonuçlandı. Centilmence geçen maç yine aynı güzel görüntülerle bitti.

İkinci yarıda ise etkili olan savunma takımlarıydı. Bunda sahanın son derece ağır olması etkiliyken, özellikle Selçuk dış linebackleri ve secondary’si arasındaki uyum Anadolu WR’larının ilk yarıda başarı ile uyguladıkları crack back blokları etkisiz hale getirdi. Anadolu savuması da 2. yarıda özellikle sonlara doğru süreyi geçirmek için koşu oyunlarına yüklenen Selçuk hücumuna fazla first down vermeyerek takımlarını son ana kadar maçta tutular.

Bu maçın belki de en önemsiz kısmı sonucu. 2 tane Anadolu takımı, bir tanesi Türkiye’nin ilk football takımlarından korumaların olmadığı zamandan beri bu işin içinde. Bir diğeri yeni kurulmuş var olma mücadelesi veriyor. İki takımda oyuncularını elinden geldiğince hazırlamış, oyuncular sahada canla başla mücadele ediyor. Ama üzerlerindeki malzemeyi çıkartın eskiden oynanan şeklinden çok farklı değil.

Bence bu sezon son bir kaç sezondur gelişen ve son noktasına gelen yeni bir dönemin başlangıcı. Artık takımlar ve oyuncular takım içinde hiyerarşi ile gidilen son noktaya gelmiş durumda. Hakemlerde aynı şekilde durumu kendi başlarına getirebilecekleri son noktaya kadar getirmiş durumdalar. Bu maç 5 hakemle oynandı ve bence son derece seri ve başarılı bir yönetim sergilediler. Artık Football’u bir sonraki seviyeye taşıma noktasındayız. Bunun için gerekli bağlantılar kurulmuş durumda. Alper Gerdaneri’nin forumlarda duyurduğu ve ilk olmasından dolayı çok ön plana çıkmayan EFAF bağlantılı koç ve hakemlik seminerleri bu aşamada büyük önem kazanıyor.

Football’u bir sonraki basmağa taşımak için bu organizasyonların devamı gerekli... Oyuncu temelleri, oyunun temelleri oturtulması için artık antrenörlük kursları daha ciddi boyutlarda yapılmalı, bu işi bilen Avrupa’dan, hatta ABD’den getirilecek danışmanlarla yapılmalı. Bunların yapılması içinse bütün takımların desteği ve kooperasyonu gerekli. Sporun amatör kalmasında hiçbir sakınca yok ama antrenörlük kurumu yavaşta olsa profesyonelliğe taşınamazsa sporun genel olarak yukarı doğru hareket etmesi mümkün görünmüyor.

Umarım bu konuda başlatılan çalışmalar tüm takımların desteği ile artarak devam eder. Bu sayede bizde sözde değil özde üniversite maçlarına oyuncu izlemeye gider hale geliriz.
Yorumlar
Yeni Ekle Ara
+/-
Yorum yaz
Ad, Soyad:
E-posta:
 
Web Sitesi:
Başlık:
UBB Kodu:
[b] [i] [u] [url] [quote] [code] [img] 
 
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
Barış Derviş |2010-03-08 01:55:09
"Selçuk Üniversitesi Amerikan futbolu takımının kurucu kaptanı olarak ve aynı zamanda danışmanı olarak. Gazi Warriors scout’ı olarak"

Bu ünvanlarla maç esnasında Selçuk yedek kulübesinde bulunamazsınız.

Bu aynı zamanda hiç de etik olmayan bir durumdur. Seyyar koçluk ve ya seyyar teknik heyet durumu çok saçma değil mi? Fenerbahçe teknik heyetinin GS-Pendikspor maçında Pendik takımına saha içinde teknik yardımda bulunması?
O zaman teknik heyetler oluşturup sahaya inip yenilmesini istediğimiz takımlara destek olalım.

Sizin o sahada, buradaki yanıltıcı deyiminizle "Danışman", maç esnasındaki söyleminizle "Koç" ünvanıyla bulunmanız o takımın gerçek koçunu rencide etmez mi? Farklı bir takımın oyuncusunun Konya tarafından oyunculara bağırıp çağırması o takımın gerçek koçunun otoritesini düşürmez mi?

Yenmek ya da yenilmek önemli değildir. Bir spor yapılıyor ise spor ahlakı içerisinde yapılmalıdır. Sizin gibiler bu tarz müdaheleler ile bu sporun gelişmesini engellemektedir kanımca.

Maç esnasında "Koç" olduğunuzu hakemlere belirttiğiniz maçta, maç sonundaki el sıkışma seramonisine katılmamanız da ayrıca düşündürücü.

Ayrıca üniversite ligindeki oyuncuların yüzde 60 ınin ilk senesi olduğu düşünülürse, beğenmediğiniz üniversite maçlarının kalitesini-şu çok methettiğiniz Amerikalı koçlarla-nasıl yükseltmesini bekliyorsunuz? Üniversite takımları 4 senede bir yenileniyorlar. Dediğiniz çözümler Pro Lig için geçerli.

Not: Bunlar benim şahsi kanaatimdir. Söylemlerimin takımımla hiç bir bağlantısı yoktur.
Evre BALTALI |2010-03-09 01:56:02
Sevgili Barıs,

Öncelikle yazımın içeriği ile ilgili yaptığın yoruma cevap vereyim. Ben üniversite ligi oyuncularını yada takımlarını beğenmiyor değilim. Benim söylediğim Football un şu andaki seviyesinin yükselmesi için takımların teknik konuda geliştirilmesi gerektiğidir. Bunu da ancak bu işi bilen kişilerin yardımıyla yapabiliriz. Zaten ben dikkat edersen Amerikalı koçlar gelsin Üniversite takımlarına kurs versin demiyorum. Antrenörlük seminerleri arttırılsın Sistematik Football oynatan, daha derin bilgiye sahip koçlar yetiştirilsin. Bu koçlarda Üniversitelerde bu işe başlayan yeni oyunculara oyunun temellerini daha iyi öğretsin diyorum. Bu yazımda da dikkat çekmek istediğim nokta başlangıcı yapılan bu tür eğitimlerin devamı için takımların destek olmaları gerektiği. Üniversiteler şu anda bu işin üretim merkezleri olduğu için bu iş dahada önem kazanıyor. Önceki yazılarımı da okursan Benim Üniversite Liginin en ateşli savunucularından biri olduğumu görürsün.

Yazımla alakalı olmayan konulara gelirsek..! Benim Selçuk takımı ile olan bağlantım özel bir seviyededir. Bu konudaki fikirlerini anlayışla karşılıyorum ama katılmıyorum. Bu aşamada Siz, benim Selçuk Kartallarla olan ilişkimin seviyesini ne olduğunu nasıl bilebilirsiniz. Maçta oynanan oyun tamamen Selçuk Kartallar oyuncuları, koçları ve takımının çalışmalarının neticesidir. Benim birey olarak katkım yok denecek kadar azdır. Yönelltiğiniz suçlamalar yersiz ve gereksizdir. Ve yukarıdaki yazı ile bağlantısı yoktur. Bu konuyu özel mesajlar veya e-mail ile sizle severek tartışırım.

Benim yaptığım müdahale nedir? Sporun gelişmesini nasıl engellemiştir? Benim Kurucu Kaptanı olduğum bir takımla sahaya çıkmamın neresi spor ahlakına uymaz?

Ve son olarak Maç sonu seramonisine gelirsek ben seramoniye katıldım, sıra başında uzattığım elim havada kalınca sıradan ayrıldım. Kaldıki sıradan çıkmama rağmen sıranın tersinde Anadolu oyuncularının büyük çoğunluğunu tebrik ettim. Senle denk gelmemiş olabilirim. Zira Üzülerek söylüyorum ki içinizden sadece birkaç kişiyi tanıyorum.

Bu konuları kısaca cevaplamaya çalıştım. Daha detaylı görüşmek istersen bana e-mail yada özel mesajla ulaşabilirsin.

Sevgiler,

Evre
Hazar Çınarlı |2010-03-11 23:14:38
Sevgili Barış arkadaşım.
Belli ki bu spora gönül vermiş, alın teri dökmüş bir arkadaşımızsın.Aynen benim gibi.Elbetteki Anadolu şehirlerinde bu sporu yapmanın nekadar zor olduğunu da benim kadar iyi bilirsin.Evre Baltalı özveriyle Konya da bu sporun gelişimini sağlayan insanların başında gelir.Selçuk Üniversitesine bu sporu öğreten kişidir.Efsane kaptanımızdır ve ismi herzaman hatırlanacaktır.Evre Baltalı o gün takımımızın kulübesinde dediğiniz gibi koç olarak bulunmamıştır.Keza bizim şu an koçluğumuzu yapan kişi Özgür Ruşendir.Maç boyunca Evre, koçumuzu çiğneyici herhangibir harekette bulunmamıştır.Aksine bize bu sporu öğreten kaptanımız Evrenin orda bulunması bize manevi olarak büyük bir güç vermiştir.Bukadar emek harcadığı bir kulübün kulübesinde bulunmak onun en büyük hakkıdır.
Bu nedenle yorumunuza katılmamakla beraber ileriki yıllarda, bugün sahada uğruna terinizi akıttığınız Anadolu Rangers bulunduğunuz şehirde bir maça çıkarsa ve sizde o kulübede olma şerefine nail olursanız Evre Baltalı ya o gün hak vereceğinizi düşünüyorum.
Saygılarımla
ÖZGÜR RUŞEN  - AÇIKLAMA |2010-03-14 22:40:34
Birn takımın dinamiklerini bilmeden hijerarjişini bilmeden yapılan yorumlar her ne sebeple olursa olsun yanlıştır.Hele başka bir takımın iç işleriyle ilgili yorumlar külliyen yanlıştır.Evre Baltalı beyefendi hem kardeşimiz hem oyuncumuz hem kaptanımız hem de oyuncumuz olabilir.Ancak bu durum sadece bizi ilgilendirir.
Gaza getirici mahiyetteki konuşmalarınızla insanları rencide etmeye çalışıyor hatta sinirlendirmeye çalışıyor olabilirsiniz.Fakat her ne amaçlıyorsanız lütfen bunun için farklı yöntemler seçiniz.Çünkü KAZRTALLAR camiası varsa problemlerini içinde çözer ki bu durumda herhangi bir problem olmamamakla birlikte Evre BALTALI beyefendiyi bizzat ben maça danışman ve defans koordinatörü olarak davet etmişimdir.
Şimdi asıl mesele sizin niçin böyle bir yazı yazma gereği hissettiğinizdir.Eğer bir camiayı temsil etmiyorsanız kiş bunu belirtmişsiniz mevcut bulunduğunuz camianın yöneticilerine haddim olmayarak ve samimiyetlerine güvenerek sizi şikayet etmek isterim.Lütfen herkes kendi işine baksın.Çünkü maçlar sahada yapılır ve orada kalır. SAYGILARIMLA
ÖZGÜR RUŞEN
ŞELÇUK ÜNİVERSİTESİ KORUMALI FUTBOL TAKIMI BAŞ ANTRENÖRÜ

!joomlacomment 4.0 Copyright (C) 2009 Compojoom.com . All rights reserved."